İkili İlişkilerde Kıskançlık Duygusu

Çoğu zaman kıskançlık bir ilişkinin tuzu biberi denilse de bazen ilişkilerde bu denge tutmayabiliyor. Kimi insan partnerinin çok kıskanç olduğundan şikayet ediyor kimisi ise hiç kıskanılmadığını yeterince sevilmediğini düşünüyor

Peki ama bunun dengesi ne, kıskançlık ne kadar olmalı mı, kıskançlık sonrası tavırlarınız nasıl olmalı ve nasıl yenmelisiniz? tüm bu soruların yanıtlarını ve daha fazlasını Uzman Klinik Psikolog Melda Yakupoğlu, bizler için açıkladı. Öncelikle kıskançlığın ne olduğuna bakalım. Partneri kıskanmak birçok zaman kaybetme korkusuyla başlıyor.

İnsanlar partnerini kıskandıktan sonra yaşanan durumu ve olayı ‘onu kaybetmekten korku’ya bağlayabiliyorlar. Özellikle de hayatta her şeyi kontrol altına almak isteyen kontrolcü kişiler kaybetmeyi bir başarısızlık olarak gördüklerinde ilişkilerinde de karşılarındaki kişiyi kıskanarak yönlendirmeye çalışıyorlar.

KENDİNİZ GİBİ DAVRANMAKTAN UZAKLAŞIRSINIZ

Sevdiğiniz insanı kaybetmekten korktuğunuzda davranışlarınız değişir. Kendiniz gibi davranmaktan uzaklaşırsınız. Korkularınız sizi esir alır. Kaybettikten sonra yalnız kalma süreci başlar. Birçok insanın yalnız kalma ile ilgili problemleri vardır. Yalnızlığı ile barışmayan kişiler ilişkilerinde yoğun kaybetme korkusu yaşarlar. Adeta ilişkiye yapışmış hale gelebilirler. Bu sebeple partnerlerinin kendi yaşam alamı içerisinde yaptıkları hersey onlara tehlike gibi görülebilir. Bundan dolayı kıskanabilirler.

Partnerin sosyalleşmesi, iş ortamı, gittiği spor salonu, hobileri, giydiği kıyafetleri, popülerliği gibi benzer her şey korku yaşayan kişinin gözünde büyür. Kısıtlamaya çalışır ve kısıtlamaya çalışırken sanki partneri bu aktiviteleri yapmazsa kaybetmeyecekmiş gibi gelir. Aksine karşısındaki kişiyi bunalttığını bilmez. Çoğu zaman da bu bunalmışlık duygusu içinde karşı taraf ilişkiyi bitirir.

“ZATEN BENİM DÜŞÜNDÜĞÜM ŞEYLERİ DOĞRULADI”

İlişkiyi bitirdiğinde ise terk edildiğini düşünür. “Zaten benim düşündüğüm şeyleri doğruladı” diye düşünür. Bir sonraki ilişkisine başladığında ise tedbiri daha sıkı almalıyım diye düşünür ve kıskançlığı pekişmiş olur. Kaybetme korkusunun arkasında yatan şeyler çok karışık olabilir.

Anneden ayrılma döneminde yaşanan bağ problemleri görülebilir. Daha önce yolunda gitmeyen olumsuz ilişki deneyimleri olabilir, güven problemleri görülebilir yada yalnız kalma kapasitesinin düşüklüğü bağımlı türden kişilik yapısı gibi birçok olgu görülebilir.

Kıskançlığın arkasındaki sebeplerinden bir tanesi de paranoyaklık olabilir. Bazen sürekli partnerinin arkadan iş çevirdiğine dair tatmin olunmayan düşünceler istem dışı olarak kişilerin zihnine gelir. Bu tarz durumlar zaten ilişkide ciddi yıkıcı sonuçlar verebileceği gibi şüphelenilen kişinin ciddi tehlike altında olduğunuda gösterebilir.

Yani basit bir kıskançlıktan daha ciddi hastalık derecesine kadar bir skala vardır. Normal düzeyde kıskançlık bir duygudur ve olması yaşanması normal bir duygudur. Ancak herhangi bir ilişkide kıskançlık zarar vermeye başlarsa burada haset durumuna dönüşmeye başlamıştır. Aşk ilişkisi içerisinde dozu artan kıskançlıklar ise paranoya sebebiyle de görülebilir.

ÖNEMLİ OLAN NEYİN SEBEP OLDUĞUNU BULABİLMEK

Normal düzeyde hissedilen kıskançlığı kendi duygusal kontrolünüzü yaparak yenebilirsiniz. Bu sebeple listelediğim soruların sorulması farkındalığı arttıracaktır. Önemli olan neyin sebep olduğunu bulabilmek ve farkındalık kazanmaktır. Kendinize ben neden kıskanıyorum diye sorarak başlayabilirsiniz.

Neden kıskanıyorum? Kıskanma sebebiniz özgüven eksikliğinizden mi kaynaklanıyor, partnerinizi kaybetme korkunuzdan mı, kaybetmeye karşı sizin toleransınızın yüksek olmamasından mı (bunlarda birçok büyüme şekli etkilidir, örneğin anneden ayrılmakta güçlük yaşamış çocuklar) yalnız kalmaktan korkan kişisel ilişkilerinde bağımlı bir yapıya sahip olduğunuzdan mı?

Tekrar eden olumsuz deneyimlerinizden mi? Geçmişte buna benzer bir olay yaşadım mı? Çoğu kez geçmişinizdeki tecrübelerden yola çıkarak şimdi de aynı şeyleri yaşayacağınıza, yine olumsuz şeylerin başınıza geleceğine inanırsınız. Daha önce yolunda gitmeyen birçok ilişki ardından artık bu ilişkinizinde bir şekilde diğerleri gibi sonuçlanacağından kıskanırsınız. Bütün bunlar kıskançlığın sebepleri olabilir.

NELER SİZİ RAHATSIZ EDER?

Öte yandan bazı insanlar bazı konulara daha takıntılı yaklaşırlar bazı konularda ise kıskançlık eşikleri o kadar da yüksek değildir. Bunun için kendinizin hangi davranışlardan rahatsız olabilceğinize dair bir liste çıkartmanız sağlıklı olacaktır. Mesela hangi davranışları kıskanırsınız, neler sizi rahatsız eder?

Birçok danışanım rahatsız oldukları şeyleri ifade edemeyecekleri içinde korku yaşarlar. Aslında temelde iyi bir iletişim kurma becerisinin eksik olmasından dolayı herhangi bir kıskançlık kriz anında iletişim kurup etkili baş edemeyeceklerini düşündükleri için bu durumlar içerisinde bulunabilecekleri her türlü alandan, mekandan ve kişiden kaçarlar.

“Bu davranışlar yada olaylar üzerimde neden böyle güçlü bir duygu bırakıyor, ortaya çıkan duygumu neden kontrol edemiyorum, kontrol etmemi ne engelliyor” diye de sormalısınız. Ayrıca karşınızdakinin yaşam haklarını, kişisel alanını kıskançlığınızla kısıtlıyor musunuz yoksa kıskançlığınızın gerçekten haklılık payı var mı, bu konuda partnerinizle aynı fikirde misiniz, fikir ayrılıklarında problemlerinizi nasıl çözüyorsunuz? Kıskançlığınız konusunda partneriniz nasıl davranıyor, neler hissediyor? Bunalmışlık yaşıyor mu? Bu sebeple bitmiş olan ilişkileriniz var mı? Kıskandığınız rahatsız olduğunuz şeyler size hayatınızla ile ilgili ne anlatıyor? Çünkü rahatsız olduğunuz hersey size sizin yaşantınızla ilgili mutlaka bişeyler hatırlatır.


“BEN DE BİLMİYORUM İŞTE KISKANIYORUM”

İşte bu anahtar soruları sorduğunuzda kıskançlığınıza dair iyi bir farkındalığa varacaksınız. Bunu tek başınıza yapamıyorsanız bir psikolog eşliğinde yapmanız faydalı olacaktır. Psikolog gerekirse size duygu kontrolü yapabilmeniz için yöntemler öğretecektir.

Bazı insanlar neden kıskanıyorum sorusunda bile kilitlenir kalırlar. “Ben de bilmiyorum işte kıskanıyorum” gibi yüzeysel cevaplar verirler. Bir sebep bulamıyorum ama kıskanıyorum diyenler duygusal kontrolleri için yeterli farkındalığı kazanmadıklarından kendi başlarına bunu aşmakta zorlanabilirler. İlişkinizi bozan bir kıskançlık yaşıyorsanız bu sebeple destek almanız faydalı olacaktır.

Uzman Psikolog Hüseyin EROL

Uzman Psikolog Hüseyin EROL 2009 yılında Dicle Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olmuştur. Yüksek lisans eğitimini Çağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uygulamalı Psikoloji Tezli Yüksek Lisans Bölümü’nde tamamlamıştır. Sanata olan yoğun ilgisinden dolayı Yüzüncü Yıl Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema Tv Bölümünü de okumaktadır. Bilişsel Davranışçı Terapi, Cinsel Terapiler, EMDR, Sağlık Bakanlığının Düzenlediği 3 Basamaktan Oluşan Uyuşturucu Uyarıcı Madde Bağımlılığı Tedavi Eğitimi, Şema Terapi, Tıbbi Hipnoz ve Ericksonian Hipnoterapi yaklaşımlarında eğitimlerini tamamlamıştır. Ayrıca Sağlık Bakanlığınca ‘Psikolojinin Tıbbi Müdahalelerde Bulunma Yetkinlik Belgesi’ne de ayrıca sahiptir. Columbia Üniversitesi ve Bilgi Üniversitesi işbirliğinde yürütülen Uluslararası Travma Çalışmaları programına katılmış, bireysel ve toplumsal travmalara müdahale üzerine eğitimler almıştır.

İkili İlişkilerde Kıskançlık Duygusu” için bir yorum

  • Mart 27, 2020 tarihinde, saat 3:03 pm
    Permalink

    Long time supporter, and thought I’d drop a comment.

    Your wordpress site is very sleek – hope you don’t mind
    me asking what theme you’re using? (and don’t mind if I steal it?
    :P)

    I just launched my site –also built in wordpress like yours– but
    the theme slows (!) the site down quite a bit.

    In case you have a minute, you can find it by searching for “royal cbd” on Google (would appreciate any
    feedback) – it’s still in the works.

    Keep up the good work– and hope you all take care of yourself during the coronavirus scare!

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir